Finans Sisteminde Yeni Bir Oyuncu – Ödeme Kuruluşları

Ödeme sistemleri, her zaman e-ticaret’in bir adım gerisinden gelmiştir, örneğin Amazon’un Amazon Payments’ı, Alibaba’nın AliPay’i, Groupon’un Breadcrumb’ı, … gibi. Şüphesiz 2011 yılı Türkiye’de e-ticaretin altın yılıydı, son 3 yıldır ise revaçta olan sektör ise finansal teknolojiler, yani fintech.

Bu makalede, Paytrek Ödeme Kuruluşu Hizmetleri A.Ş.‘de “Kurumsal Risk Yöneticisi” pozisyonunda görev yapan Seçil Gedikoğlu konuk yazar olarak bize finans sisteminde yeni bir oyuncu olan Ödeme Kuruluşlarının öneminden bahsediyor, keyifle okumanız dileğiyle:

 

global-payments-220/06/ 2013 tarinde yayımlanan “6493 Sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun” ile birçok ödeme hizmetinin tek bir çatı altına toplanmaya çalışıldığını görmek mümkün . 6493 sayılı kanunun belki de en önemli özelliği, ödeme hizmeti veren şirketlerin faaliyetini Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun iznine bağlıyor olması. Ödeme Şirketlerini bu kapsamda Bilgi Sistemleri ve İş süreçleri açısından yeniden bir yapılanmaya zorunlu kıldıracak bu kanunla birlikte aslında sürecin tarafları olan ödeme kuruluşları, Bankalar, üye işyerleri ve kart kullanıcısı olarak biz tüketicileri daha güvenli bir ödeme hizmeti almaya yönelik yeni bir hizmet dünyası bekliyor.

Mevzuata ilişkin zorunlulukların da en çok Bilgi Güvenliğine yönelik düzenlemeler üzerine yoğunlaşması ve özellikle Bilgi Sistemleri ile ilgili konuların ayrıca bir tebliğle düzenlenme yoluna gidilmiş olması kart bilgileri ve hassas veri kapsamında değerlendirilen bilgilerin güvenliğinin sağlanmasına yönelik düzenlemelere verilen önemi ortaya koymaktadır. Yapılan düzenlemelere bakıldığında online ödeme hizmeti sunma açısından bu alanda bugüne kadar süregelen ve güvenilir finansal kurum olarak kabul edilen kurumun sadece Bankalar olmasına ilişkin anlayışı kırmaya yönelik bir hedefe de bu regülasyon sürecinin yardım ettiğini söylemek zor olmaz. Bu durumdan gelecekte ödeme hizmeti sağlayıcı kurum olarak Bankalar dışında ödeme kuruluşlarının da güvenilirlilik ve itibarının arttırılmasıyla sonuçlanacak faydalar ummak bu regulasyon sürecine uyumu daha da hızlandıracaktır.

Ödeme kuruluşu tarafından toplanacak fonların üye işyerlerine ödenmesi sürecine bakıldığında, toplanan fonların ödeme kuruluşu tarafından üye işyerine ödenme sürecine kadar ödeme şirketi tarafından bankada açılacak bir “koruma hesabı” nda tutulması gereği, her ne kadar ödeme kuruluşları da BDDK ‘ya bağlı faaliyet gösterecek olsa da finansal sistem içinde yer alacak bu oyunculara karşı Bankaların öncelikli güvenilir finansal kurum olarak konumlandırıldığını göstermektedir.

Bankaların bu işleyişte konumlandırıldığı yerin, fonların blokede tutulacağı bir koruma hesabını açarak ödeme hizmeti sürecinde toplanan fonların -ödeme kuruluşunun kontrolündeki hesaplardan bağımsız olan ayrı bir hesap olarak tanımlanan- koruma hesabında tutulmasına aracılık etme olduğu görülmekle birlikte kanımca mevzuatta hedeflendiği anlamda hesabın hareketine ilişkin fonların ödeme şirketleri tarafından mevzuat dışı kullanımına ilişkin herhangi bir teknik engel veya kontrolün sağlanamamış olması, şu anki bankaların ve ödeme kuruluşlarının işleyiş süreci açısından dikkat çeken hususlardan biridir. 6493 sayılı kanun ve beraberindeki düzenlemelerin geneline bakıldığında aslında Bankaların bu süreçte güvenilir ve koruma hesabı aracılığıyla bir anlamda kontrol eden taraf olarak konumlandırılmaya çalışıldığı fakat uygulama sürecinde tüm fonların toplandığı bir hesap olarak koruma hesabının mevcut fonlarla üye işyerine ödenmesi gerekecek fona ilişkin bir ilişki kuramadığı sürece bunun sadece ödeme şirketine olası ihlallere ilişkin kontrol edildiğine ilişkin şu aşamada psikolojik etki bırakabildiğini ya da bunun amaçlandığını söylemek zor olmaz. Gün sonunda bahsedilen ilişkiyi kurmak zorunda olan tarafın ödeme kuruluşları olması sistemin aslında yine onların mevzauta uygun işlemesiyle anlam kazanacağını göstermektedir. Süreç içerisinde ödeme şirketlerinin konumunun nasıl şekilleneceğini ve itibar açısından BDDK , Bankalar, üye işyerleri ve dolaylı ama ön önemli taraf olan kart kullanıcıları açısından nereye geleceğini ve bu doğrultuda fonların korunmasına ilişkin süreçteki değişiklikleri hep beraber görüyor olacağız.

Burada belki de ödeme şirketlerine düşecek en önemli görev getirilen regulatif düzenlemelere uymanın yanında belki de en önemlisi bilgi güvenliğine ve iş süreçlerine yönelik riskler üzerinde yoğunlaşarak ödeme hizmetinin güvenilir ve sorunsuz şekilde sağlanmasına katkı sağlamak olacaktır. Burada yaratılacak güvenin, ödeme hizmetlerinin finansal sistemdeki payını ve pastadan alacağı payı arttıracağı açıktır. Bu da günün sonunda ödeme hizmetini kesintisiz, güvenli bir şekilde sağlayarak üye işyerlerine kesintisiz bir ödeme hizmeti sağlamakla mümkün olacaktır.

Buna belki de en çok yardım edecek unsur şirketlerde etkin bir risk yönetimi ve iç kontrol yapısının geliştirilmesi olacaktır. Ödeme kuruluşlarını belki de şu anki finansal sistemde yer alan banka ve diğer finansal kuruluşlardan ayırt edecek en önemli nokta bu şirketlerin çoğunun finansal hizmet vermek yanında fintech girişimler olarak da görülebilecek olmasıdır. Bunun anlamı, ödeme şirketlerinin finansal hizmet vermesi yanında geliştirmeye çalıştıkları finansal teknolojiyle aslında bu anlamda yüksek bir katma değer yaratabilecek potansiyele sahip olmalarıdır. Fintech girişimlerinin sadece 2014 yılında 12 milyar yatırım almayı başardığı düşünüldüğünde bunun önemi daha çok anlaşılabilir.

Risk Yönetimi uygulamaları açısından yıllardır sektör deneyimiyle ve yüksek yatırımlar yapılmış teknolojilerle ve de en önemlisi BDDK’nın regülatif uygulamalarıyla büyümüş banka ve diğer finansal kuruluşlara göre ödeme hizmetlerinin 6493 sayılı kanunla birlikte dahil edildiği sistemin yeni bir oyuncusu olarak beraberinde bir çok risk taşıdığı açıktır. Ödeme şirketlerinin çoğunun fintech akımının içinde yer alması ve bu anlamda da sürekli kendini yenileyebilecek yapısının regulatif düzenlemelere uyumla birlikte onu rekabet açısından daha ileriye düzeye taşıyacağı da şüphesizdir. Getirilen yeni düzenlemeler  çoğu finansal kuruluş için yeni regülasyonlara uyum anlamını taşırken aslında fintech olarak nitelendirilebilecek çoğu ödeme kuruluşu için sistemin geliştirilen teknolojilerle düzenlemelere hızla uygun hale getirilmesini içeren regülatif yapının  zaten bu kuruluşların işleyişinin doğal sonucu olarak ortaya çıkacağını göstermektedir. Bu anlamda da aslında sürekli gelişime yönelirken risk yönetiminin gerçek ve etkin anlamına bu tür şirketlerde ulaşabildiğini görebiliyoruz. Riski öngörmek ve planlamak zaten kendi innovatif ve teknoloji odaklı olan ve bunu daha iyi ve sorunsuz hizmet hedefiyle yapan şirketler için gelişimin bir parçası olurken regulatif düzenlemeler de buna kurumsal şeklini vermek açısından pekiştirici rol oynayacaktır.

Etiketler: , , , , , ,
Facebook Ödeme Sistemleri Org Twitter Ödeme Sistemleri Org Ödeme Sistemleri Org E-posta Adresi RSS Ödeme Sistemleri Org
Hızlı, Kolay, Güvenli ve Ekonomik
Sanal POS Hizmeti

iyzico

Sanal POS